OKFRAM: Enflasyon baskıları azalacak

03.02.2012 16:16:17 Son Güncelleme:03.02.2012 16:16:17 finanstrend.com

Okan Üniversitesi Finansal Riskleri Araştırma ve Uygulama
Merkezi´nin (OKFRAM) 03 Şubat 2012 tarihinde açıklanan “Enflasyon”
verilerine ilişkin raporu:

"TÜİK’in son açıkladığı enflasyon verilerine göre, Ocak ayında
TÜFE, bir önceki aya göre %0,56, bir önceki yılın aynı ayına göre ise
%10,61 oranında arttı. Aynı dönemde ÜFE’deki artış ise aylık bazda
%0,38, yıllık bazda ise %11,13 oranında gerçekleşti. Ocak ayında
yıllık TÜFE artış hızı, giyim ve ayakkabı fiyatlarında sezon
indirimlerine bağlı olarak gözlenen %7,9’luk düşüşle yavaşlamıştır.
Kur artışının ulaştırma ve işlenmemiş gıda fiyatlarına etkisi azalarak
da olsa hala devam etmektedir. ÜFE’de %71 ağırlığı olan imalat sanayi
fiyatları %0,11, bu grup altında yer alan ve ÜFE’de %17 ağırlığa sahip
olan Gıda ve İçecek İmalatı fiyatları sadece %0,10 artarak ÜFE’deki
keskin yavaşlamanın en büyük kaynağını oluşturmuştur. Bu, dünya gıda
fiyatlarındaki aşırı oynaklığın, iç piyasada üretici maliyetleri
üzerinde ne kadar hassas bir etki yarattığını da ortaya koymaktadır.
Merkez Bankası, OVP’da %5,2 olan 2012 yıl sonu enflasyon hedefini %6,5
olarak yukarı yönde revize etmiştir. Son Para Politikası Kurulu
toplantısında, orta vadeli hedef olan %5’in ancak 2013 yıl ortalarında
yakalanabileceği ve para politikasındaki duruşun bir müddet daha sıkı
tutulacağı vurgusu yapılmıştır.

“Dünya Gıda Fiyatları Endeksi” düşüşe geçti…

Dünya gıda fiyatları, 2011 yılı Eylül-Ekim ve Aralık aylarındaki
düşüşle birlikte yaklaşık %9 gerilemiştir. Gıda fiyatlarında Eylül
ayında başlayan bu düşüşün 3 ay gecikmeli olarak Türkiye’ye yansıdığı
görülmektedir. Dünya gıda fiyatlarındaki düşüşün gecikmeli etkilerinin
önümüzdeki bir kaç ay ÜFE ve TÜFE üzerinde artış hızını yavaşlatıcı
etki yapması beklenebilir. TÜFE-ÜFE makasının ise Ocak ayında,
-0,5’e gerilediği görülmektedir. TÜFE-ÜFE makasının, dünya gıda
fiyatlarında gerilemenin ÜFE üzerindeki etkisinin gecikmeli olarak
TÜFE’ye de yansıyacak olması makastaki daralmanın devam edebileceğini
gösterirken TÜFE-ÜFE makasının -0,5 ile son 5 yıllık ortalama olan
0,5’in hala altında olması da bu görüşü desteklemektedir.

TÜFE ve “Temel Enflasyon” farkı 7 ay sonra tekrar azalmaya
başladı.

TÜFE ile MB’nın para politikası kararlarında sıkça başvurduğu
temel enflasyon göstergelerinden I Endeksi? arasındaki fark, 2011 yılı
Haziran ayındaki 3 puan seviyesinde tepe yapmasının ardından faiz
indirimi kararıyla gerilemeye başlamış, kur artışlarının tüketiciye
yansıtılmaya başlamasıyla Eylül ayında kapanmıştır. Ekim ayında alınan
parasal sıkılaştırma politikaları ve döviz müdahaleleri sonrasında
tekrar 2,5 puan seviyelerini aşan TÜFE I Endeksi farkı 7 ay sonra
tekrar azalmaya başlamıştır.

Küresel ekonomik yavaşlama MB’larını düşük faize zorluyor…

Son açıklanan enflasyon verileri dikkate alınarak, seçilmiş
ülkelerden bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek enflasyon artışı
4,05 puan ile Türkiye’de gerçekleşirken, ardından 3 puan ile Güney
Afrika, 1.6 puan ile ABD gelmektedir. AB Bölgesinde ise 0.55 puanlık
bir enflasyon artışı gözlenmektedir. Enflasyon hız kaybettiği ülkeler
puan bazında -2.7 ile Rusya, -0.60 ile Macaristan ve -0.50 ile Çin
olmuştur. Japonya’da ise negatif enflasyon hız kaybederek -%0,20
seviyesinde gerçekleşmiştir. Küresel enflasyon sorunun devam etmesine
rağmen, büyümeye yönelik endişeler, merkez bankalarını faiz indirimine
zorlamaktadır. Küresel ekonomik yavaşlamanın etkilerini hafifletmek
üzere yeni yılın ilk faiz kararları Brezilya ve Şili’den geldi.
Brezilya 4. kez faizi indirimine giderek politika faizini %10,5’ten
%10’a çekerken, Şili ise çeyrek puanlık bir indirimle %5’e çekti. FED
ise 2014 yıl sonuna kadar düşük faiz ortamının devam edeceğini
açıklayarak, AB krizine ilişkin sorunlardan ekonomisini uzak tutma
çabasını sergiledi. Yavaşlama endişesiyle alınan genişleme önlemleri
enflasyonist baskıları da beraberinde getirebilecektir. AB’nin krizden
çıkışı konusunda ise belirsizlikler halen devam ederken, Çin’in EFSF
ve ESM’ye kaynak sağlayacağını açıklaması olumlu bir gelişme olarak
görülebilir. Ancak, sorunlu ülkelerin mali reformları uygulamadaki
hassasiyeti, Avrupalı tüketicilerin davranışları ve AB ülkeleri ile
ECB’nin piyasalara güven verici tutumlar sergileyebilmesi küresel
ekonomideki risklerin yönünü belirleyecek en önemli parametreler
olacaktır. IMF’nin büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etmesi ve
kredi derecelendirme kuruluşu S&P’nin 5 ülkenin daha kredi notunu
düşürmesi ise çözüm için hala gerekli adımların atılmadığını
göstermektedir.

Ekonomi soğumaya başladı, ancak, TCMB sıkı para politikasına bir
süre daha devam edecek…

2011 yılını çift haneyle kapatan enflasyon, kur artışının
gecikmeli etkilerinin hafiflemesi ve gıda fiyatlarındaki ılımlı seyir,
2012 yılına yatay bir seyirle başladı. 2011 yılı son çeyreğinde
uygulanan parasal sıkılaştırmanın da etkisiyle, sanayi üretim
endeksinin Kasım ayında %5,50 ile son bir yıllık ortalama olan %9’un
altında kalarak yavaşladığı görülmektedir. Son beş yıllık ortalamanın
ise %4’te olması, üretimdeki bu yavaşlamanın süreceğini işaret
etmektedir. Sıkılaştırıcı politikaların sanayi üretiminde de açıkça
görülen soğutucu etkisi, Dünya gıda fiyatlarındaki gerileme ve
kurlardaki düşüş, enflasyon üzerindeki hafifletici etki yapmaya devam
edebilecektir. Enflasyonla ilgili en önemli belirsizlik unsurları
ise AB krizine bağlı olarak kurlarda yaşanabilecek volatilite ve
petrol fiyatlarına ilişkin beklentilerdir. FED’in düşük faiz
politikası ve MB’nin müdahaleleri dolarda kısa vadede düşüş
sağlayarak, MB’nin enflasyon sorunu bakımından elini rahatlatmıştır.
Ancak, küresel yavaşlama kaygısı, önümüzdeki dönemde faiz indirimini
gündeme getirebilecek olsa da kısa vadede MB’nin enflasyonla ilgili
daha net yavaşlama sinyalleri alana dek, sıkı politikalardan
vazgeçmeyeceğini düşünmekteyiz. Kısa vadede yüksek kurun gecikmeli
etkilerinin hafiflemesi, dünya gıda fiyatlarında yaşanan gerileme ve
sezon indirimlerine bağlı olarak enflasyondaki yükselişin hafiflediği
gözlenmektedir. OKFRAM olarak, kısa vadede MB’sının 2011 yılsonunda
aldığı ek sıkılaştırma önlemleriyle ekonomik aktivitenin soğumaya
başlaması, dünya gıda fiyatlarındaki gerileme ve döviz kurundaki düşüş
sayesinde enflasyon artış hızında gözlenen yavaşlamanın devam
edeceğini düşünmekteyiz. Fakat, küresel piyasalardaki borç krizinden
kaynaklanan oynaklığa bağlı olarak “kur” ve petrol arzına ilişkin
sorunları sebebiyle “petrol fiyatları”nda gözlenebilecek olası
artışların enflasyon hedefleri bakımından en önemli riskleri
oluşturduğunu ve MB’sının söz konusu risklerin yaşanması durumunda
gerekli tedbirlerin alınacağı vurgusunu da göz önünde bulundurmak
gerekmektedir. 2012 yılının son çeyreğinde ise baz etkisinin de
katkısıyla enflasyonda ivme kaybı gözlenebilecektir. "

Bookmark and Share
DÖVİZ
 
SON
DEĞİŞİM %
SAAT
1,836
0,33
23:55
2,3467
1,07
23:57
2,305
-0,65
11:29
2,894
-0,24
14:20
1,944
-0,26
14:19
2,0906
-0,07
23:57
PARİTELER
 
SON
DEĞİŞİM %
SAAT
1,2781
0,00
01:00
1,5821
0,22
23:59
0,9398
-0,77
23:59
79,0155
-0,39
23:59
100,995
0,00
01:00
İMKB ENDEKSLERİ
 
SON
DEĞİŞİM %
SAAT
56935,76
-0,69
17:47
68056,17
-0,62
17:47
57178,7
-0,69
17:47
79036,95
-0,73
17:47
51901,29
-0,63
17:47
EMTİA
 
SON
DEĞİŞİM %
SAAT
1593,15
0,02
01:00
28,756
2,81
23:59
601,33
0,50
01:00
1453,65
0,35
01:00
624
-1,58
12:30
94,1515
0,22
13:10
51080
0,00
13:10
DÜNYA BORSALARI
ARSİVDE ARAMA
Aranacak Metin
Üyelerimizin dikkatine:
Spam filtreleri nedeniyle üyelik aktivasyonunda ve bülten alımında sorun yaşanabilmektedir. Böyle bir sorunla karşılaşırsanız lütfen iletisim@finanstrend.com adresine mail atınız. İlginize teşekkür ederiz.