Niye bu kriz en çok Avrupa´yı vurur?

24.05.2010 09:36:36 SİNAN OKUMUÅž finanstrend.com
SİNAN
OKUMUÅž

İte kaka bu kriz sona erecek. Bazı ülkeler kriz etkilerini erken atlatırken bazıları için ise on yıllar alacak. Asya ekonomileri ile hammadde üreten gelişmekte olan ekonomiler şanslı. Asya ekonomilerini uyarılan kendi iç talepleri ayakta tutarken başta petrol ve metaller olmak üzere yüksek emtia fiyatları ise gelişmekte olan ülke ekonomilerine yardım ediyor.

Krizin başlangıç yeri olan ABD ekonomisi krize süratle müdahale edildiği, sorunlar mümkün olduğu kadar az sümen altı edildiği ve siyasi kararlılık olduğu için krizden erken çıkacak ekonomiler arasında olacaktır. Ayrıca Amerikan ekonomisinin esnek yapısı ve krizden az etkilenen Texas gibi petrol üretim üssü olması ve geçmişte gayrimenkul balonuna kendini kaptırmayan eyaletlerinin de olması umut veriyor.

Amerikan yönetimi sorunları doğru tespit etmiştir ve yavaş da olsa gereğini yapmaktadır. Finans alanında düzenlemeler gelecekte piyasalarda yeni balonlar yaşanmasını önlemek için süratle yapılmaktadır. Sistemin hastalıklı yönleri olan bankalar, hedge fonlar, rating şirketleri, denetim şirketleri ve düzenleyici kurumlara dair iyileştirici tedbirler mümkün olan en kısa sürelerde yapılmaya çalışılmaktadır.

Global krizin en büyük nedenlerinden biri olan uluslararası ticaret dengesizlikleri için ise kısa vadede elden bir şey gelmemektedir Amerikan yönetimi için. Bir kere Çin’e karşı olan dış ticaret açığının azaltılması Çin yönetiminden ısrarla krizin başlangıcından hatta belki çok evvelinden bu yana talep edilmektedir. Bunun en önemli aracı ise Çin para birimi Yuan’ın değerlenmesidir. Halen aşırı değersiz Yuan Çin’e ciddi ticaret avantajı sağlıyor. Bilinçli bir politika (bizdeki bilinçsiz politikanın tam tersi). Çinliler paralarının değerlenmesine ikna olacak gibi görünmüyorlar, Amerika ne kadar bastırırsa bastırsın. Bu da demek ki önümüzdeki uzun yıllar daha uluslararası ticaret dengesizliği devam edecek.

Diğer tarafta ticaret dengesizliğinin diğer bir nedeni ise yüksek enerji fiyatlarıdır. Dünya fosil yakıtlara enerji anlamında bağımlıdır ve bu kriz para birimlerine karşı olan güveni sarstığı için petrol fiyatları yüksek seviyededir. Ortalık düzelirse daha da yükselme potansiyeli vardır. Burada da yapacak fazla bir şey yok. Bir vadede arabalarda petrol yerine elektrik enerjisi kullanımı yaygınlaşana kadar.

Yazının başlığı Avrupa’ya gelirsek, Avrupa’nın işi zor. Bir kere Avrupa ekonomileri şeffaf değil ve Yunanistan kadar yalan dolan ekonomisi değillerse de şeffalık problemi dedikodulara ve spekülasyonlara neden olmakta.

İkincil olarak Avrupa ekonomileri esnek yapıya sahip ekonomiler değil. Bir Avrupa başkentine gittiğinizde akşam saat 6.00 deyince bütün işyerlerinin kapandığını görürsünüz. Hafta sonları yine kapalı. Çalışanlar haftada 35-40 saat arası çalışırlar ve sekiz haftaya varan yıllık izinleri vardır. İş garantileri ve yüksek emeklilik ücretleri de aynı çerçevede söylenebilir. Tabii ki insan hakları ve çalışan hakları için bu durum ideal olabilir. Fakat küresel ekonominin gerçeği olarak üretim Asya’ya kayıyor ve hatta pek çok alanda kaydı bile. Asyalı işçiler çok daha az ücretlerle çok daha fazla çalışıyorlar. Eğitim ve verimlilik seviyeleri şu an belki Avrupa seviyesinde değil ama artan kaynaklarla beraber hızla ilerleme gösteriyorlar. Bu anlamda orta ve uzun dönemde Avrupa’da sadece yüksek teknoloji üretimi ile hizmet sektörü (turizm ve finans gibi) ayakta kalabilecektir. Diğer bütün üretim Asya’ya...

Siyasi olarak ise Avrupa hiç bir zaman gerçek anlamda bir birlik olamamıştır. Esasen 27 ayrı ülke çıkarının olduğu bir ortamda rasyonel karar çıkmasını beklemek hayalcilikten öteye geçmez. Ne politik konularda ne de siyasi alanda karar alma mekanizmaları sağlıklı ve zamanlı işlemektedir. Son kriz ise bu durumun en önemli göstergesidir. (Politik anlamda ise Bosnalı müslümanlar katledilirken Avrupalı ülkelerin seyretmesi örnek olarak verilebilir).

Ayrıca Avrupa ülkeleri arasında bölgesel ekonomik farklar ortak ekonomi politikaları uygulamayı güçleştirmektedir. Bazı üye ülkeler enflasyon tehlikesi yaşarken diğerleri ekonomilerinde durgunluk yaşayabilmektedir. Dolayısıyla Avrupa Merkez Bankasının karar alma süreçleri aksayabilmektedir.

Yukarıda yer alan tespitlerin bizi ilgilendiren kısmı ise;

1. Türkiye yakın dönemde başlattığı dış ticaretini çeşitlendirme çalışmalarına ivme vermelidir. Özellikle komşu ülkeler, Afrika, Latin Amerika, Müslüman ve Türki ülkeler ile dış ticaret artırılmalıdır. Ayrıca Asya’nın dev ekonomileri ile daha dengeli yüksek rakamlı ticaret rakamlarına ulaşmak gerekir.

2. Ancak birinci önermedeki ihracatın artması aşırı değerli TL ile mümkün olamayacaktır. Artan dış ticaret Türkiye’nin artan rakamlarda dış ticaret açığı vermesine neden olacaktır. Türkiye ekonomisini yönetenler geçmişte olduğu gibi günümüzde de TL’nin aşırı değerlenmesine sebep olan politikalar izlemektedirler. Bunu anlamak mümkün olmamakla birlikte mevcut kurlarla ülkenin bir beş sene daha gitmeyeceği, üretim daralması devam ederken, işsizliğin gerilemeyeceği ve cari açık probleminin daim olacağı mutlaktır.


SİNAN OKUMUŞ
Marmara Üniversitesi Öğretim Görevlisi


Bookmark and Share
DÖVİZ
 
SON
DEĞİŞİM %
SAAT
1,7534
-0,15
23:58
2,308
-0,05
23:58
2,271
-1,00
14:21
2,764
-0,54
14:21
1,901
-0,63
13:21
2,0285
-0,05
13:33
PARİTELER
 
SON
DEĞİŞİM %
SAAT
1,3159
0,10
23:59
1,5814
0,07
23:59
0,9181
0,21
23:59
76,6045
0,51
23:59
100,7925
0,61
23:59
İMKB ENDEKSLERİ
 
SON
DEĞİŞİM %
SAAT
60147,96
0,16
17:46
73117,34
0,18
17:46
59990,09
0,18
17:46
85277,74
0,25
17:46
54265,34
-0,28
17:46
EMTİA
 
SON
DEĞİŞİM %
SAAT
1726,135
-1,85
23:59
33,66
-1,87
23:59
707,5
0,43
23:59
1622,5
-0,15
23:54
645
-1,53
13:33
97,2519
-0,09
13:33
55200
-0,04
13:33
DÜNYA BORSALARI
Finanstrend Web Hizmetleri
ARSİVDE ARAMA
Aranacak Metin
Üyelerimizin dikkatine:
Spam filtreleri nedeniyle üyelik aktivasyonunda ve bülten alımında sorun yaşanabilmektedir. Böyle bir sorunla karşılaşırsanız lütfen iletisim@finanstrend.com adresine mail atınız. İlginize teşekkür ederiz.