Lokomotif, Çok Acil

25.01.2012 10:53:54 ALPASLAN MENEVŞE finanstrend.com
ALPASLAN
MENEVŞE

Lokomotif, Çok Acil

Dünyamızın çok acil olarak lokomotif gelişmelere ihtiyacı var. Bu, hayatlarımızı değiştirecek çok büyük bir değişiklik demek. Öyle ki, çok büyük yatırımlar gerektirecek projelere olanak sağlayacak, insanlara heyecan ve umut verebilecek bir gelişme...

Nedeni ise, Dünya’nın uzun süreli bir resesyona girme ihtimali var ve gelişmekte olan ülkelerin büyüme performansı, bu resesyonu ancak birkaç yıl geciktirebilir gibi görünüyor. Maalesef, kısa vadede ufukta böyle bir “paradigm shift” denilen alışılmışın dışında bir değişiklik de görünmüyor. Dünya ekonomik canlılığına katkı sağlayabilecek olası birkaç gelişmeyi örnek olarak vermek istersek:

1) Bataryalarda şarj kapasitesini 2-3 kat arttırabilecek yeni bir buluş: Akülerin/pillerin yarı yarıya hafiflemesi demek. Yada, elektrikli araçlar için 2 kat fazla mesafe gidebilmek anlamına da gelebilir. Başka bir bakış açısı ile, yarı yarıya hafif araç tasarımı dolayısı ile, ticari elektrikli hava araçları mümkün olabilecek demek, bu aynı zamanda, enerjiyi depoladığınız bataryaların eskimesi sonucu ortaya çıkan atıkların yola açtığı çevre kirliliğinin azaltılması anlamına da geliyor.
2) Yeni nesil enerji üretim teknikleri: PV (Photo Voltaic) lerde %25-%50 verim elde eden yeni bir üretim teknikleri. Yeni yakıt türleri veya üretim teknikleri ile enerji üretimi.
3) Optik depolama teknolojilerinde gelişme. Işığı, uzayda depolayabilmek, ışık işlemcileri demek.
4) Çok hızlı kuruyabilen kumaşlar, kurutmada muazzam bir enerji tasarrufu demek.
5) Roket ve motor teknolojilerinde elde edilecek gelişmeler, ulaşımda daha fazla hız ve verimlilik elde edilmesi anlamına gelebilir.
6) Üşütmeyen kumaşlar, soğuk bölgelerde daha kolay ve ucuz yerleşim demek. Isınma giderlerinin azalması şekilnde kullanılabileceği gibi, şu anda düşünemediğimiz pek çok yeniliğin de kapısını aralayabilir.

Yukardaki örneklerin tamamı teknolojik potansiyel gelişmeler. Bunların dışında ilerleme, belki de hiç öngörülmeyen bir alanda olabilir, ancak sonuçta gelişmenin, durgunluğu yenecek, ekonomik ataleti harekete geçirebilecek boyutta olması gerekiyor. Belkide ihtiyaç duyulan gelişme, daha çok insan sosyolojisi ve grup psikolojisi alanında yaşanacak bir farklılaşma… Aslında dünya gelir dengesizliğini düzeltmeden genel bir iyileşmeden söz etmek de zor gibi görünüyor.


Özet olarak, savaş harici her türlü toplumsal gelişme senaryosu iyiye işaret olarak kabul edilebilinir.
Bütün bu örnek gelişmelerin özünde, temel ve sosyal bilimlerde gelişmişlik çitasının yakalanması yatıyor. Konuya Türkiye gerçeğinden baktığımızda ise; henüz stratejik yerli teknolojileri istenen düzeyde geliştiremediğini görüyoruz. Temel bilimler fakültesim mezunlarının büyük çoğunluğunun lise öğretmeni olarak hayatlarına devam etmeleri zorunluluğunu hissetmeleri, bu konuda alınacak daha çok yolumuz olduğunu gösteriyor.


Ulusal bir yatırıma, sadece ekonomik değeri olarak bakarsanız, stratejik hedefleri her zaman kaçırırsınız. Zamanında otomobil yapmaya başlamazsanız, sonra uluslararası rekabet seviyesini yakalayamazsınız. Çünkü know-how, en büyük sermayedir ve süreklilik gerektirir. Bir işin nasıl yapılacağını bilmek, daha da önemlisi bu bilgiyi koruyabilmek, gerçek bir stratejik yönetim bilgisi gerektirir. Motorun gövdesini oluşturan malzemelerin alaşım oranları onlarca yıllık araştırmanın sonucunda ortaya çıkar, benzer şekilde çok basit gibi görünen bir rulmanda kullanılacak çeliğin işlenme yöntemi binlerce adam/günlük bir çalışmanın eseri sonucunda oluşur. Yurt dışından daha ucuza alırım demeye başladığınız anda bilgiyi de beceriyi de yitirmeye başladığınızı kabullenmişsiniz demektir. Yerel kaynaklara dayalı stratejiler geliştirmediğinizde ise geriye gidişi başlatmış olduğunuzu farkına varmanız gerekir. Bu konudaki çok çarpıcı bir örnek İngiltere futbolu hakkında yapılan araştırmalar sonucunda elde edilmiş.


Futbolun, know-how ile ne alakası var diyorsanız lütfen okumaya devam edin. İngiltere malum, dünyada futbolun beşiği olarak kabul edilen bir ülke. Konumuz olan çalışmada ise, büyük başarılara imza atmış olan İngiliz Milli futbol takımının yıllar içerisindeki gelişim ve başarısı analiz edilmiş. Yapılan değerlendirmeler ise her açıdan ilginç. Milli takımı oluşturan lig takımları ticari amaçlarla ne zaman yurtdışından futbolcu transfer etmeye başlamışlar ve takımlardaki yabancı oyuncu sayısı artmış, doğal olarak yerel futbolcuların yükselme şansı da azalmış ve alt kademelerden daha az İngiliz futbolcu üst sıralara çıkabilir olmuş. Bu da doğal olarak yerel futbolcularda bilgi ve beceri artışını kısıtlamış ve milli takıma seçecek oyuncular zamanla azalmış. Bu da doğal olarak İngiliz milli takımının başarıların gölgelemeye başlamış. Zaman içerisinde yerel futbolcuların yükselme ümitleri de azalmaya başlamış ve motivasyonları kırılmış, bu sonuçda ayrıca başarıyı düşüren bir etken olmuş.


Yukarıdaki örnek içeriğindeki benzer nedenlerle, ticari kaygılarla ülke stratejik hedeflerinin uyuşmaması çok normal kabul edilmektedir. Çünkü, devletler, uzun vadeli ve korumacı bakış açısı ile karar verirken, özel sektör genellikle, kısa vadeli ve faydacı bakış açısı ile karar verirler.


Tam da bu nedenle Türkiye’nin, önünde bulunan fırsatları değerlendirebilmesi için, hedeflerini artık AB çıpasına göre hizalamak yerine, farklı senaryoları baz alarak özgün stratejilerini geliştirmesi ve tartışmasının faydalı olacağını düşünüyorum. Görünen gelecekte, AB’nin Türkiye’ye biçmek istediği rol ile Türkiye’nin olmak istediği rol arasında çok büyük bir fark olacağını şimdiden öngörebilmemiz gerekiyor. Özet olarak, yakın zamanda Türkiye, kendine rol belirlerken artık AB vizyonunun yetersiz kalmakta olduğunu farkına varacak, ve bu nedenle küresel vizyon geliştirmek ve doğal olarak, küresel stratejiler oluşturmak zorunda olduğu gerçeği ile karşı karşıya gelecektir.


Türkiye, bundan sonra, kendi lokomotif sektörlerini dünya ölçeğinde oluşturmak zorundadır. Bu nedenle, 2023 stratejik hedeflerinin gerçekleşebilme olasılığı, öncelikle bilgi ve teknoloji eğitimine yapılacak yatırımlarla doğru orantılı olacaktır. Özellikle, temel ve sosyal bilimlere kaynak aktarımında pozitif ayrımcılık yapılarak , TÜBİTAK benzeri araştırma mekezlerinin artması ve özellikle KOBI lerin bu merkezlere rahatça erişebilmelerinin sağlanması gerekli görülmektedir. Diğer bir husus ise, ticari ve fikri mülkiyet haklarını güvence altına alacak şekilde bürokratik ve hukuki süreçlerin hızlandırılması gelmektedir. Sürecin etkin ve verimli bir şekilde işlerlik kazanabilmesi hedefinde görünen kritik başarı faktörü ise, bilim-sanayi işbirliğinin adil bir çerçevede yürütülmesi şeklinde ortaya çıkmaktadır. Böylelikle, bir yandan ekonomik gelişme sağlanırken, diğer yandan kurumsallaşmaya yapılacak yatrımlarla da bu gelişmenin kalıcı ve sürdürülebilir olması sağlanabilecektir.


ALPASLAN MENEVŞE
CISA, CRISC, Şekerbank Bankacılık Süreçleri ve Bilgi Sistemleri Risk Yönetimi Yöneticisi, Bankalar Birliği Operasyonel Risk Yönetimi çalışma grubu üyesi. CRISC 2011 Review Manual Konu değerlendirme uzmanı.


Bookmark and Share
DÖVİZ
 
SON
DEĞİŞİM %
SAAT
1,8467
0,22
11:52
2,3363
-0,06
11:52
2,309
1,01
11:52
2,893
0,45
11:52
1,937
0,57
11:51
2,0912
0,08
11:52
PARİTELER
 
SON
DEĞİŞİM %
SAAT
1,2648
-0,26
11:52
1,5708
-0,35
11:52
0,9496
0,24
11:52
79,4325
-0,67
11:52
100,473
-0,92
11:52
İMKB ENDEKSLERİ
 
SON
DEĞİŞİM %
SAAT
56064,89
-1,78
11:51
66901,88
-1,96
11:51
56409,32
-1,70
11:51
77701,23
-2,03
11:51
51535,88
-1,16
11:51
EMTİA
 
SON
DEĞİŞİM %
SAAT
1556,075
-0,72
11:52
27,7355
-1,40
11:52
605,25
-0,37
11:52
1426
-0,94
11:51
619
-1,59
17:50
93,2604
-0,09
17:51
50860
-0,04
17:50
DÜNYA BORSALARI
ARSİVDE ARAMA
Aranacak Metin
Üyelerimizin dikkatine:
Spam filtreleri nedeniyle üyelik aktivasyonunda ve bülten alımında sorun yaşanabilmektedir. Böyle bir sorunla karşılaşırsanız lütfen iletisim@finanstrend.com adresine mail atınız. İlginize teşekkür ederiz.