Karar zamanı
TERZİ
Dünya piyasalarında özellikle borsalarda yaşanan olumlu hava insanları tekrardan 2008 öncesindeki pembe günlere geri döndürmüş gözüküyor.Gündem o kadar hızlı değişiyor ki çok değil bundan birkaç ay evvel konuşulanların neredeyse tamamı zihinlerden uçup gitmiş durumda..Peki birkaç evvel konuşulan sorunlardan bugün hangi birine çözüm bulunmuş.Net bir cevabı olduğunu düşünmüyorum peki dünya bu sürede sorunlarına yenisini eklemiş mi? Belirsizliklerin yanında bir de elimizde İran ile Hürmüz Boğazı sorunu ve Kuzey Afrika ülkelerinde tekrardan ısınmaya başlayan meydanlar var…
Dökme yük piyasalarına geçmeden önce armatörlerin petrole olan gereksinimleri ve bunun maliyetlerine etkisine bakalım.Şu sıralar denizcilik piyasalarında konuşulan en önemli konu gemilerin en ekonomik nasıl seyir yapacakları üzerine..Artık hedef gemilerin bir limandan diğerine hızlı gitmesi değil seferini minimum yakıt harcamı ile bitirmesidir.Son 30 yıla göz attığımızda Armatörler gemilerini ucuz yakıtlar ile doldurup taşıma maliyetlerini düşük tutuyorlardı ancak 2000 li yılların başından itibaren dünya kaynaklarının azalması ve talebin hızla artması ile birlikte artık ucuz yakıtın mümkün olmadığını görüyoruz.1999 yılında petrolün tonu için 100 dolar ödeyen armatörler 2007 yılına doğru 250 dolarlı rakamları konuşmaya başladığında herkes birbirine bu petrol nereye gidecek diye soruyordu.Ancak 2008 yılında fiyatlar 650 doları bulduğunda astronomik seviyelerde olan navlun piyasaları nedeniyle armatörler “Evet başkalarıda kazanmalı böyle bir piyasa da petrol fiyatları normal” diyordu.Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere.. O gün 11 binlerde dolaşan Baltık kuru yük endeksi bugün 753 puanda..
Peki yaşanan güçlü rallide paralel bir seyir izleyen petrol piyasaları neden bugün navlun piyasalarından bu kadar ayrışmış durumda? Evet bugün o astronomik kabul edilen piyasada ki değeri yakalamış durumda… 650 dolar… Peki para kazanamayan armatörler bu yakıt maliyetlerini nasıl karşılayacak…2000 li yılların başında petrol de diğer günlük giderler gibi sıradan sayılabiliyordu .Toplam sefer maliyetlerinin içerisinde payı yüzde 28 iken şu an ki tablo fazlasıyla iç karartıcı…Yüzde 68.. Petrol fiyatlarındaki artışın maliyetlere getireceği yük artık armatörler için kabul edilebilir sınırın çok üzerinde olduğunu görebiliyoruz.İran krizinin bu seviyede devam etmesi halinde petrol fiyatlarında gevşeme beklemek hata olacaktır.Rusya ve Amerika’nın bu durumdan şikayetçi olmadığını da göz önünde bulundurursak ciddi bir ithalatçı konumundaki Avrupa’da önümüzdeki dönemde enflasyonist baskılarla birlikte borç sorununu tekrardan pişirip önümüze koyabilirler.
Baltık endeks grafiğinde söylenecek fazla bir söz yok aslında..05.12.2008 tarihi şeytanın gör dediği 666 rakamı ile dibini gören endekste 27.01.2012 tarihinde gördüğümüz 726 rakamı ile ikinci dibine yaklaşmıştır.Mevcut durumda endekste tüm indikatörler 2008 de yaşanan tarihi dibin altına sarkmış durumda..Endekste ve tabi ki spot piyasa da yaşanan bu güçsüzlüğe rağmen Armatör ler halen daha gemilerini seferden çekip bekletme opsiyonlarını kullanmıyorlar. 2008 krizinde bir çok misafiri barındıran Yunan Salaminas adasının demir yeri şu ana kadar Armatörler tarafından pek rağbet görmüyor.Halen daha günlük işletme maliyetlerinin üzerinde gemilerini sefere bağlayan armatörlerin bu tavrından anladığımız 2012 yılı için çok daha fazla negatif düşünmüyorlar.
Teknik olarak kişisel görüşüm şimdilik fazla bir güç gözükmese de önümüzdeki haftayı yatayda geçirip Şubat ın ikinci haftası ile birlikte artık Uzakdoğu lu oyuncularında piyasaya dönmesi ile birlikte marketin yukarı yönlü hareketleneceğini düşünüyorum.Bu hareketin Şubat ayında sergileyeceği güç önümüzdeki döneme yön verecektir.Ancak sağlıklı bir piyasadan bahsedebilmek için gemi arz-talep dengesinin kabul edilebilir en azından dünya dökme yük piyasasının büyüme oranını yakalaması gerekiyor.Bu da şimdilik 2013 yılının ilk çeyreğinden önce mümkün gözükmüyor.
2011 yılında Avrupa’nın borç krizi ve Amerika’da seçimler öncesi safların sıklaşması,Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da yaşanan karışıklıkları ve benzeri sayabileceğimiz birçok kötü haberi sayarak kahin Roubini soruyordu “ Dünya ikinci dibe hazır mı?” Bugünlerde ise kimse böyle bir olasılığın üzerinde bile durmuyor.Peki ticaretin kalbinin attığı yer ve belki de birçok piyasa oyuncusunun dikkatle takip ettiği kuru yük endeksinde fiyatlar ikinci dibi bulmuşken piyasalarla böylesi bir ayrışma normal mi karşılanmalı? Kişisel görüşüm önümüzdeki dönemde ticarette yaşanan bu daralmanın yavaş yavaş piyasalarda fiyatlanmaya başlayacağı yönündedir ve dünya tahmin ettiğinden daha uzun sürecek bir kışa kendini hazırlamalıdır.
Frank Sinatra nın en tanınmış balatlarında birinde söylediği gibi bulduğumuz meşale ya sönecek ya da patlayacak beklemeye pek vaktimiz yok yolumuz uzun bir tane bardaki kıza bir tane de yol için hazırla… Değişim zordur,zamanı geldiğinde hepimiz kendimize yol için bir şeyler hazırlamalıyız.2012 yılının ilk çeyreği karar vermenin çok daha el yaktığı bir dönem olacaktır.Yaşananları doğru algılamalı ve bize dayatılanları sorgulamalıyız.
ULUNAY TERZİ
Kıran Holding Operasyon Müdürü
- 12:01 Öğrenci yurduna el bombası atıldı
- 12:00 Repo ihalesinde teklif 4.8 milyar TL
- 11:32 Tunceli'de çatışma
- 11:29 Alkol kokan memura ceza
- 11:27 İstanbul'dan sonra Bağdat'ta müzakere
- 11:19 Deutsche Bank: AB zirvesinden çok şey beklemeyin
- 11:13 Deutsche Bank: Garanti ve Halkbank ilk tercihimiz
- 11:11 Piyasalar söylenti değil gerçekleşme bekliyor, gelen ara tepkiler güçlenemiyor
- 11:06 JP Morgan: Koç Holding için Ağırlık Artır
- 10:51 Renaissance Capital: TCMB kartal duruşlu
- 10:42 Kuzey Kore'den ABD'ye uyarı
- 10:14 Mısır halkı sandık başında
- 10:10 'Yemen gıda krizinin eşiğinde'
- 10:08 İstisnai günler sürüyor
- 09:48 İsrailli komutanlara 'Mavi Marmara müebbeti'
- 09:44 Coca-Cola'dan buzlu çay
- 09:30 Dolar-TL 1.85'e yükseldi
- 09:27 'Erdoğan Putin'e değil Lee'ye benziyor'
- 09:22 Dünya Bankası'ndan enflasyon uyarısı
- 09:14 'Yunanistan çıkışını diğer ülkeler izleyebilir'













araciligiyla saglanmaktadir. İMKB hisse verileri 3 dakika gecikmelidir. İMKB isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. İMKB ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen İMKB'ye ait olup, tekrar yayınlanamaz. Bu sayfada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
