SANAL PORTFÖYÜM
ABD Doları
3.6551 -0.59
Euro
4.3370 0.04
Euro-dolar
1.1848 0.52
Dolar-yen
112.47 -0.41
BİST-100
108222.99 1.21
BİST-30
132739.35 1.31
Altın
1289.49 0.66
Altın Gramı
151.52 0.06
Brent Petrol
57.52 -1.13
Gümüş
17.19 1.18
CDS ve nakit risk arasındaki fiyat farkları

BERKAN TAMER

Anadolu Bank Genel Müdür Yardımcısı

CDS ve nakit risk arasındaki fiyat farkları

Bu aralar yazmak için konu bulmak nedense zor geliyor. Uluslararası piyasalarda kalbimizin küt küt attığı Mart ayının stresli günlerini, heyecanlı haber oluşumları açısından özlüyoruz. Şu sıralar en sıcak konu herkesin bildiği gibi enflasyon. Bense bu konuyu 5 Ocak tarihli yazımda dile getirmiştim. Sadece hatırlatma amacıyla bir alıntı yapıyorum. ´´Beni enflasyon konusunda huzursuz eden konu ise gıda fiyatları. 17 Aralık´ta ABD´de bir kanun çıkarıldı. Amerikan otomobillerinin atmosfere karbondioksit salınımını azaltmak için, biyoyakıt ile çalışan araç sayısını artırmayı planlıyorlar. Ve bu araçların yakıtı olan etanol üretiminde kullanılmak üzere, ABD´deki mısır üretiminin 3´te 1´ini biyodizel amaçlı kullanmak üzere kanun geçirdiler. Almanya´da hükümetin biyoyakıta verdiği teşvikler yüzünden arpa üreticileri bira yerine biyodizelde kullanılmak üzere ekim yapıyor. Çinli ve Hintli tüketicilerin artan gelir düzeyleri onları daha fazla et tüketmeye yönlendirirken (bir Çinli 1985 yılında senede 20 kg et yerken, şu anda 45 kg et yiyor), hayvanların ana gıdası olan tahıl talebi artıyor. Kuraklıklar, biyoyakıt vs. sebeplerle toplam arzın azaldığı ve talebin arttığı bir ortamda, gıda emtialarının fiyatlarının yükselmesi kaçınılmaz. O yüzden birçok fon yöneticisi yatırımlar açısından 2008 yılını emtiaların yılı olarak öngörüyor. Cuma günü açıklanan bir haber, Suudi Arabistan´da bu seneki gıda fiyatlarında olası artışları % 30 olarak bildiriyordu (Bu özetle, petrol ithal eden ülkelere petrol fiyatının artışı olarak geri döner).´´ Nitekim mısır fiyatı ve petrol layıkıyla arttı. Bu hafta ne yazacağım diye kendime bir konu belirlemeye çalışırken ortaya çıkan başlıklar Türkiye´nin Mart ayı cari açığı, gelişmekte olan ülkelerde para politikaları ve enflasyon ve Citibank´ın reorganizasyonu idi. Citibank´ın konusu haricinde hiçbirisi beni yeterince heyecanlandırmadı. Aslında yeni CEO Vikram Pandit öncülüğünde uygulamaya konulacak stratejiler Citibank gibi dünya devi bir kuruluşun, bankacılık anlayışını yeniden şekillendirmesi açısından çok çok önemli. Klasik ticari bankacılık Newton fiziği ise, Citibank ve birçok benzeri kurumun son yıllarda yaptığı bankacılık ötesi aktiviteler Quantum fiziği idi. Citibank geçen Cuma açıkladığı stratejilerinde ile bankacılık yapmak için Quantum fiziğine ihtiyaç duymayacağını beyan ederek, klasik fiziğin temeli Newton dinamikleri gibi bankacılığın özü olan klasik bankacılığa dönüş yapmayı planladığını paylaştı. Bu konuyu uzun uzun yazmayı planlarken imdadıma Morgan Stanley´nin Cuma günü fiyalatmasını yaptığı tahvil ihracı yetişti. Morgan Stanley toplam 4 milyar dolarlık bir ihraç gerçekleştiriyor. Bu ihraç, daha önce yapmış olduğu bir 7 sene vadeli, kuponu % 6 sabit faizli ve 2 sene vadeli 3 aylık Libor artı 210 baz puan getiriye sahip ikişer milyar dolarlık iki parçadan oluşuyor. Benim ilgimi çeken kısım ise iki sene vadeli tahvil. Aşağıdaki grafikte, isimleri belirtilen Amerikan yatırım bankalarının son üç ay içerisindeki 5 sene vadeli CDS oranları görülüyor. Yani bu bankaların önümüzdeki 5 sene içerisinde iflas etmeyeceğini düşünüyorsanız, tam tersini düşünen bir başkasından yıllık olarak ne kadar sigorta primi kazanacağınızı gösteren bir grafik bu. Mart ayının ortalarında Morgan Stanley için 340 baz puan (% 3.4) talep edilirken dünkü kapanış 120 baz puan idi. Yani 5 seneliğine Morgan Stanley´nin iflas etmesi olasılığına karşılık sigorta yaptırmak isterseniz yıllık % 1.2 ödeyeceksiniz. Oysa 2 senelik tahvilini satın aldığınızda aynı kurumun risk primi için % 2.1 kazanıyorsunuz. Tabi birisi 5 sene diğeri 2 sene, vade farkı var. Ben de bu sebeple Londra´dan Morgan Stanley´nin 2 senelik CDS oranı nedir diye sordum, cevap 165 baz puan ( % 1.65) olarak geldi. İki adet ilginç durum var. Birisi CDS piyasası Morgan Stanley´nin iflas olasılığını % 1.65 olarak fiyatlarken, bono piyasasında % 2.1 olarak fiyatlanıyor. İkincisi ve daha da ilginç olanı ise CDS piyasasının Morgan Stanley´nin 2 sene içerisinde iflas etme olasılığını fiyatladığı düzeyin (% 1.65), 5 sene içerisinde iflas etme olasılığını fiyatlamasına (% 1.2) göre daha yüksek olması. Birinci ilginç konu, nakitin yani tahvilden gelecek fonun, gayrinakit yani CDS´ten kazanılacak prime göre yüksek olması, finans sektörü borçlanmalarında halen rahatlama olmadığının göstergesi. Aynı durum Türkiye Eurobondları ve CDS´leri için geçerli değil. Türkiye´nin Ocak 2013 vadeli tahvilinin getirisinin (swap üzeri) 233 baz puan olduğu düşünüldüğünde, 5 senelik CDS fiyatı 250 baz puanın altında olması gayet normal. Morgan Stanley´nin CDS fiyatına göre daha fazla prim ödüyor olmasının bir sebebi de, uluslararası piyasalarda gösterge olan Libor seviyesinin borçlanmalarda gerçek maliyetleri yansıtmamasından da kaynaklanıyor olabilir. Benim daha fazla ilgimi çeken konu ise diğeri, yani 2 senelik CDS in 165 baz puan olup, 5 senelik CDS in 120 baz puan olması. Yani bir şirket 2 sene içinde iflas edebilir ama 5 sene içinde iflas etme olasılığı 2 sene içinde etmesinden daha düşüktür demek ??? Oysa yakın gelecek ( 0 - 2 seneler arası), uzak gelecekten ( 2- 5 sene arası) daha önce yaşanacaktır. Eğer kurum ilk iki sene içerisinde iflas ederse, hem 2 senelik hem de 5 senelik CDS´ler kullanılacaktır. Yani sigorta satın alan taraf, ister 2 senelik ister 5 senelik satın almış olsun, parasının tahsilini isteyecektir. Sigorta veren tarafa ise parasını tahsil etmenin karşılığında, ya (bulabilirse) iflas eden kuruma ait vadesi belli olmayan tahviller verecektir; ya da (tahvil bulamazsa) CDS´in piyasa fiyatını belirleyen bankaların çıkardığı fiyatlar üzerinden işlem kapatılacaktır. Yani sigorta veren taraf, sigorta satın alan tarafa garanti ettiğı tutara yakın bir meblağı ödeyecek ve elinde hiçbir güvence kalmayacaktır. Konuyu devletlerin borçlarını ödemediği durumla karşılaştıracak olsam da işin içinden çıkamıyorum. Devletler moratoryum ilan ettiğinde, uzun vadeli bonoları belirli bir fiyattan işlem görür ve kısa vadeli bonolarla karşılaştırıldığında bir değer halen vardır. Düşüncenin arkasında devletin belirli bir süreç ertesinde mali portresini iyileştirip borçlarını günün birinde ödeyeceği mantığı vardır. CDS için düşünecek olursanız, sigorta veren tarafın sigorta edilen kurumun iflas etmesi durumunda iki alternatifi de CDS ister uzun vadeli ister kısa vadeli olsun aynı. Ya eline bono verilecek (vadesi belli olmayan) ya da işlem kapatılacak (finans dünyasındaki ismiyle unwind). Bu durumda kısa vadeli CDS´in uzun vadeden daha yüksek fiyatlandırılıyor olması benim tarafımdan bir türlü anlaşılır değil. Zaten finans dünyası anlaşılmazlarla dolu bir dünya. Yine en güzeli eski okul tarzı klasik bankacılık...

Yazarın Diğer Yazıları

CDS ve nakit risk arasındaki fiyat farkları

Kimin dediğine inanmalı?

Euro nereye kadar?

Görünen köy kılavuz istemez (ama cari açık döviz ister! ya da..)

ABD'de konut fiyat düşüşlerinin önüne geçilmeden asla...

Borçlanma imkanındaki ciddi daralma riskleri artırıyor

Krizde mutlu sona yaklaşıyor muyuz?

Bu değirmenin suyu nereden geliyor ?

Her şeyin en doğrusunu piyasalar bilir

Kredi musluğu kapandığı için mi batak artar yoksa tersi mi?

Cari açığın finansmanı güven vermiyor

Piyasalar, düzelmeden önce daha kötü olacak!

Evim güzel evim

Şişman kadın şarkı söylemeden parti bitmeyecek

Dolar bazında % 25 getiriyle yatırım yapmak ister misiniz?

Ufukta CDS'lerde yeni kredi batağı görünüyor

Global enflasyon riski yeterince dikkate alınmıyor

  • Yasal Uyarı

    finanstrend.com, İstanbul Ticaret Odası'na kayıtlı olan Finanstrend İnternet Hizmetleri Ltd Şti tarafından hazırlanmaktadır. Veriler gecikmelidir. finanstrend.com verilerin sekansı, doğruluğu ve tamlığı konusunda herhangi bir garanti vermez. Veri yayınında oluşabilecek aksaklıklar, verinin ulaşmaması, gecikmesi, eksik ulasması, yanlış olması, veri yayın sistemindeki performansın düşmesi veya kesintili olması gibi hallerden oluşan herhangi bir zarardan finanstrend.com sorumlu değildir. BİST, verinin sekansı, doğruluğu ve tamlığı konusunda herhangi bir garanti vermez. Veri yayınında oluşabilecek aksaklıklar, verinin ulaşmaması, gecikmesi, eksik ulaşması, yanlış olması, veri yayın sistemindenki performansın düşmesi veya kesintili olması gibi hallerde Alıcı, Alt Alıcı ve/veya Kullanıcılarda oluşabilecek herhangi bir zarardan BİST sorumlu değildir. Finansal veriler Matriks araciligiyla saglanmaktadir. BİST verileri Matriks tarafından sağlanmaktadır ve 15 dakika gecikmelidir. BİST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST'ye ait olup, tekrar yayınlanamaz. Bu sayfada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

    BİST Uyarı