SANAL PORTFÖYÜM
ABD Doları
3.5187 -0.20
Euro
4.1393 0.06
Euro-dolar
1.1763 0.34
Dolar-yen
109.20 -0.34
BİST-100
107202.43 0.35
BİST-30
131836.62 0.30
Altın
1284.07 -0.32
Altın Gramı
145.26 -0.52
Brent Petrol
52.83 4.02
Gümüş
16.97 -0.32
Mobil Reklam ve Ekonomik Gidişatımız

ERDEM YURDANUR

Mobil Reklam ve Ekonomik Gidişatımız


Benim 1999 yılından bu yana 17 yıldır üzerinde en çok uğraştığım iş olan internet reklamcılığı ve son 5 yıldır da mobil reklamcılığı yaparken gözlemlerimle de doğruladığım bir düşüncem var :



“Bir ekonomide reklam sektörü ne kadar canlıysa, o ekonomi  o kadar canlıdır. Bu canlılık da, o ekonomi içinde yaşayan herkes için daha fazla gelir anlamına gelir.  Bu canlılığın dönemsel degil sürekli, yani istikrarlı olması da o ekonomideki toplam gelirin nispeten eşit dağıldığının göstergesidir.”



Reklam sektörü her türlü ekonomi icin vazgeçilmez unsurlardandır. Büyük emek, para, zaman harcanarak ortaya çıkarılan bir ürünün ilgili tüketiciye ulaştırılması ve satılabilmesi için reklama ihtiyacı vardır. Satılamayan hiç bir ürün başarılı bir ürün olarak varsayılamaz.



Ayrıca görmüş olduğumuz reklam çeşitliliği ve yoğunluğu, o ekonominin hareketliliği için önemli bir göstergedir. Reklamverenler satabilecekleri ürünleri, potansiyel müşterilerine ulaşabilecekleri en iyi yerlerde tanıtmaya çalışır.



İnternet ve mobil reklamcılığın en büyük özelliği tamamen ölçülebilir olmasıdır. Bir reklam kampanyası yapıldığında, bu reklamın gösterilme, tıklanma, satış ya da hedefi her neyse gerçekleşmesi gibi değerler, farklı kişi sayısı, ülkesi, günü, saati gibi çok farklı boyutlarla ölçülebilir. Bu sayede de reklamın etkisi ile elde edilen kazanç ve o reklama harcanan parayı karşılaştıran reklamveren, reklama tamam ya da devam kararı verebileceği gibi, sonuçlara göre yer, zaman, reklam sıklığı gibi parametrelerle oynayarak reklamın kazançlı olması için optimizasyonlar yapabilir.



Bu ölçülebilir olma özelliği reklam teknolojilerinin de hızla gelişmesini sağlamış durumda. Artık reklamverenler ile bu reklamları yayınlayacak mecraları bilgisayarlar üzerinde buluşturan sistemler var ve asıl rekabet de bu sistemler arasında sürüyor şu anda. Çünkü artık bu optimizasyon işlemi de ayrı bir uzmanlık gerektiriyor.



Bu sistemlerin hemen hemen hepsi arz-talep mantığı ile çalışıyor ve bir pazar yeri yani bir borsa gibi davranıyor. Binlerce reklamveren, binlerce yayıncı ile bu sistemler sayesinde kolaylıkla buluşabiliyor, kampanya sonuçlarını her iki taraf kendi panellerinden şeffaf şekilde görebiliyor. Aynı yayıncıya çok sayıda reklamveren reklam vermek isterse, o yayıncının birim reklam fiyatları otomatik olarak artarken, reklamveren sayısı azaldıkça o yayıncının birim reklam fiyatları dolayısıyla geliri de düşüyor.



Mobil mecrada çok popüler olan bu sistemlerden bazıları şunlar : Admob (Google), Mopub (Twitter), Audience Network (Facebook), Flurry (Yahoo), Amazon vs. Bunlar gibi 100 tane daha reklam networkü sayabilirim. Bu arada bunların hepsi ile birden çalışmayı sağlayan sistemler de var, oraya şimdi hiç girmeyeyim, ileride bu konuda yaptığımız yeni bir projeyi ayrıca duyuracağım.



Bazı mobil uygulamaların trafiği çok yerel iken bazılarının trafiği tüm dünyaya yayılmış olabilir. Tüm dünyaya yayılmış trafiği olanların birim reklam fiyatı, her ülkede reklamveren sayısına göre çok ciddi farklılıklar gösterir.



Bu kadar teorik bilgiden sonra bizim bütün dünyaya yayılmış ve 10 milyondan fazla kişi tarafından kullanılan uygulamalarımızdan bazılarının ortalama birim reklam fiyat endeksi değerlerini göstermek istiyorum :







Bu tablodaki ortalama birim fiyat endeksini, en üstteki fiyat 1000 olacak şekilde alıp diğerlerini ona göre oranladım. Yani Avustralya’da reklamın bedeli 1000 birim iken Türkiye’de aynı sayıda reklam göstermenin bedeli 46 birim. Başka bir deyişle reklameverenler Avustralya’da Türkiye’ye göre 22 kat daha fazla para öderken, yayıncılar da Avustralya trafiği ile 22 kat daha fazla kazanmış oluyorlar.



Bu fark neden oluşuyor?



Avustralya, Japonya, Norveç, Amerika, İngiltere gibi ülkelerde halkın alım gücü çok daha yüksek, bu nedenle reklamverenler daha yüksek geri dönüş alıyorlar ve para harcamaktan çekinmiyorlar.



Bu ülkelerde gelir dağılımı daha düzgün olduğu için yapılan reklam nüfusun daha geniş kesimlerinden geri dönüş alabiliyor. Gelir dağılımının bozuk olduğu ülkelerde en büyük derdi hayatta kalma mücadelesi olan insanlara yapılabilecek reklamın sayısı da sınırlı çünkü.



Bu ülkelerde üretim, finans, eğlence gibi bir çok sektörde reklamveren sayısı çok daha fazla, bu da rekabeti ve dolayısıyla reklam fiyatlarını yükseltiyor.



Bu ülkelerin hepsi ekonomik ve siyasi olarak çok daha istikrarlı ülkeler, bu yüzden reklamverenler uzun vadeli ve daha yüksek reklam bütçeleri oluşturabiliyor. Önünü göremediği, yarın ne olacağı belli olmayan ülkelerde, reklamverenler anlık ve minimum bütçelerle ilerlemeyi tercih ediyor.



Listedeki ilk 20 ülkeye baktığımızda Estonya, Kazakistan ve Zambia dışındaki ülkeler zaten dünyanın ekonomik olarak en gelişmiş, demokrasi ve siyasi istikrar açısından en güvenli limanlari. Bu 3 ülkeden özellikle Zambia ve Kazakistan’ın listeye girmesi çok ilginç, ama geçmiş aylara baktığımda zaten listede yoklar, muhtemelen anlık bir kampanya fiyatları etkilemiş. Estonya ise 2016 başından bu yana ciddi yükselişte, orayı izlemekte fayda var.



Türkiye listedeki 150 ülke arasında 91. sırada. Uygulamalarımızın az trafiği olduğu için listeye almadığım ülkeler de var bu arada. Türkiye’nin hemen üstünde olan ülkeler Kongo, Togo, Malawi, Guatemala, hemen altında olan ülkeler ise Mısır, Honduras, Ukrayna, Kolombiya gibi ülkeler. Yerimizi bilmekte yarar var, gerçek acı da olsa bilinmeli.



Bu veriler Agustos 2016’ya ait veriler, ama 2016 yılındaki diğer aylarda da durumu pek iç açıcı değil. Hatta Türkiye’nin birim endeksi Nisan’da 65 iken 4 ayda %30 azalarak 46’ya düşmüş. Buradan Türkiye ile ilgili çıkardığım sonuçlar ise şöyle :



Ekonomik canlılık olarak sandığımızdan çok daha kötü durumdayız. Zaten kötü durumda olmamız yetmiyomuş gibi ciddi bir hızla daha da aşağıya doğru iniyoruz.Bazı firmaların reklamvermeye gücü olmayabilir, bazılarının ürününü satacak yeteri kadar müşterisi olduğuna inancı olmayabilir. Ama sonuçta reklamveren sayısı hızla azalıyor.Son zamanlarda yaşadığımız siyasi istikrarsızlıklar sonucu hiç kimse önünü göremiyor  ve reklamverenler para harcamak için suların durulmasını bekliyor olabilir. Ama bu bekleyiş biraz daha sürerse o canlılığı bir daha yakalamak mümkün olmayabilir.



Buradan ekmeğini benim gibi reklam yayınlayarak kazanan yayıncılara en öncelikli önerim Türkiye dışındaki trafiklerini artıracak yöntemler düşünmeleridir. Yukarıdaki tabloda çok net ortada olduğu gibi mobil ortamda 1 Avustralyalı’dan kazanılabilecek para 22 Türk’e, 1 Amerikali’dan 13 Türk’e, 1 Japon’dan 10 Türk’e bedel. Trafiğinizi ne kadar çok sayıda ülkeye yayabilirseniz o kadar istikrarlı gelir elde edebilirsiniz. Bağımlı olduğunuz tek bir ülkede yaşanacak saçmalıklar gelirinizi çok fazla etkilemez böylece.



Diğer önerim ise hala sadece TV gibi geleneksel mecralara para harcayan reklamverenlere. Özellikle mobil mecralarda fiyatların dibe vurduğu bu dönemde, bunu fırsat bilerek belki de hiç denemedikleri bu mecralarda reklam vermeyi düşünebilirler.



Bu tablo bence bir barometre gibi Türkiye olarak içinde bulunduğumuz durumu diğer ülkeler ile de kıyaslayarak bütün açıklığı ile ortaya koyuyor. Gazetelerin ekonomi sayfalarında çıkan pembe haberler, belli amaçlarla yazılan köşe yazıları bu gerçekleri ne yapsalar saklayamaz.



Sürdürülebilir ekonomik bir sisteme erişmek için çok az zamanımız kalmış durumda, çünkü büyük ihtimalle bir kaç ay sonra Türkiye’deki reklam fiyatları Afganistan’dan bile daha ucuz olacak. Gidişatın nereye olduğunu görmek için listede altımızdaki ülkelere bir kez daha göz atmanızı öneririm.



Birilerinin artık korkmayı bırakıp sesini yükseltmesi ve gerçekleri haykırması lazim : KRAL ÇIPLAK, HEM DE ÇIRILÇIPLAK !!!


Yazarın Diğer Yazıları

Bilişim Çağı mı Cehalet Çağı mı?

Mobil Reklam ve Ekonomik Gidişatımız

  • Yasal Uyarı

    finanstrend.com, İstanbul Ticaret Odası'na kayıtlı olan Finanstrend İnternet Hizmetleri Ltd Şti tarafından hazırlanmaktadır. Veriler gecikmelidir. finanstrend.com verilerin sekansı, doğruluğu ve tamlığı konusunda herhangi bir garanti vermez. Veri yayınında oluşabilecek aksaklıklar, verinin ulaşmaması, gecikmesi, eksik ulasması, yanlış olması, veri yayın sistemindeki performansın düşmesi veya kesintili olması gibi hallerden oluşan herhangi bir zarardan finanstrend.com sorumlu değildir. BİST, verinin sekansı, doğruluğu ve tamlığı konusunda herhangi bir garanti vermez. Veri yayınında oluşabilecek aksaklıklar, verinin ulaşmaması, gecikmesi, eksik ulaşması, yanlış olması, veri yayın sistemindenki performansın düşmesi veya kesintili olması gibi hallerde Alıcı, Alt Alıcı ve/veya Kullanıcılarda oluşabilecek herhangi bir zarardan BİST sorumlu değildir. Finansal veriler Matriks araciligiyla saglanmaktadir. BİST verileri Matriks tarafından sağlanmaktadır ve 15 dakika gecikmelidir. BİST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST'ye ait olup, tekrar yayınlanamaz. Bu sayfada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

    BİST Uyarı