SANAL PORTFÖYÜM
ABD Doları
3.8583 -0.11
Euro
4.5422 0.10
Döviz Sepet
4.20 0.00
Euro-dolar
1.1767 0.15
Sterlin-dolar
1.33 0.18
Dolar-yen
112.65 0.04
Altın
1256.58 0.11
Altın Gramı
155.88 -0.01
Brent Petrol
63.58 0.57
Gümüş
16.06 -0.03
Bu krizin dibi nerede?

ÖMER GENCAL

ABank Hazine ve Fon Yönetimi Pazarlama Müdürü

Bu krizin dibi nerede?

Son günlerde hemen hemen herkesin birbirine sorduğu fakat bir türlü yanıtını bulamadığı soru sanırım başlık olarak da kullanılan “Bu krizin dibi nerede?” sorusu. Sorunun cevabı bir bulunabilse elinde nakit tutanlar uzun vadeli bir yatırım için karar alacak, elinde uzun vadeli varlık tutanlar derin bir nefes alıp rahatlayacaklar.

Bizdeki kriz tanımını yapanlar genelde faizlerin ve buna bağlı risk primlerinin uç noktalara taşındığı, buna karşılık döviz fiyatlarının YTL karşısında tırmanışa geçtiği dönemleri anımsadıkları için Türkiye zaten bu global finansal krizden etkilenmiyor modundalar. Ama resmin geneli düşünüldüğünde, krize gösterge olacak unsurun döviz fiyatlarında ve faiz oranlarında yukarı hareket etmek olmadığının farkına biraz geç varılacak gibi görünüyor.

Belki tekrar olacak ama detaylı açıklamaya geçmeden önce bazı hatırlatmalar yapmak faydalı olacak gibi görünmekte. Şubat ayında ilk sarsıntılarını hissettiğimiz, Mayıs 2007 tarihinde ABD Merkez Bankası Başkanı Sn. Ben Bernanke’nin “Sub-prime piyasasının ekonominin ve finansal sistem üzerinde herhangi bir negatif yayılma göstermesini beklemiyoruz” şeklinde açıklamada bulunduğu ve sonunda geçtiğimiz Ağustos ayında patlak veren sub-prime mortgage piyasasındaki negatif durum, ABD konut piyasasını etkilemeye başlamış ve birçok bankanın bu segment içerisindeki konut finansmanı için ihraç ettiği kompleks finansman enstrümanları art arda yatırımcısına zarar ettirmeye, bankaların portföylerinde bulunan kısımlarının değerleme yapabilecekleri fiyat bulamamalarına ve bunun sonucunda bankaların üçüncü çeyrekten itibaren zararlar yazmalarına neden olmaya başlamıştı.

Konut piyasasının ABD ekonomisi için önemi yadsınmaz bir gerçek. Bu gerçek karşılığında ortaya çıkan zararlar hemen hemen ABD’nin tüm irili ufaklı bankalarını etkilemekte. Şu ana kadar ortaya çıkan 500 milyar dolar tutarındaki zarar miktarı dolayısı ile 350milyar dolarlık yeniden sermayelendirme yapıldı. FED, Avrupa Merkez Bankası, İsviçre Merkez Bankası, Japon Merkez Bankası başta olmak üzere tüm merkez bankaları finansal sistemin çöküşünü engellemek amacıyla likidite koşullarını tamamen bankalar lehine kullanmakta. Enflasyonist bir ortama rağmen FED faizler konusunda Avrupa Merkez Bankası’nın tersine hep tavrını büyümeden yana koymakta. Hemen hemen her gün ABD’de büyük bir bankanın batacağı ile ilgili dedikodular piyasadan eksik olmuyor. Bu durum içinde piyasa uzun ve ince bir yolda nefesini tutarak ilerlemeye devam ediyor. Tek bir farkla. Ortaya çıkan bu durum artık reel sektörü de etkilemeye başlayacak gibi duruyor. Bankalar yeterli miktarda likiditeye kavuşma imkanı buldukları halde güven unsurunun temin edilmemesi dolayısı ile artık finansal aracılık görevlerini yerine getirirken kılı kırk yarıp kredilendirme standartlarını son derece yüksek tutuyorlar. Ortaya çıkan bu sonuç, reel sektörün kredi kaynaklarına ulaşımını ya kısıtlıyor, ya da maliyet anlamında ciddi külfetler ortaya çıkarıyor. Aynı durum tüketici kredilerinde de gözlemleniyor. Yani kısacası, sistemin işleyişine olanak sağlayan parasal döngüde aksamalar ortaya çıkıyor. Global finans piyasaları bir yandan konut sektöründe ortaya çıkan problemler ve bunun kendi üstündeki yansımaları diğer yandan da reel kesimin kendinden beklentileri konusunda bir ikilem içerisinde bocalayıp duruyor. Durumun bu boyutu önümüzdeki kısa dönem için biraz karamsarlık içine düşmemize neden olmuyor değil.

Türkiye, global ekonomiye oldukça yüksek derecede entegre olması dolayısı ile ortaya çıkabilecek negatif gelişmelerden ister istemez etkilenecek gibi görünmekte. Özellikle reel sektör borç stoğunun 180 milyar dolar düzeyine geldiği ve potansiyel büyüme rakamlarına ulaşmak için kaynak bulmak zorunda olduğumuz akılda tutulursa, global likidite ve güven ortamının bizim için de en önemli konu olduğu bir kez daha ortaya çıkmaktadır.

Sonuç olarak, krizde dibe geldiğimizi söylemek için sadece konut fiyatlarında ortaya çıkabilecek iyileşmeye değil, aynı zamanda güven ortamının tesisi ile kredi piyasası ve likidite koşullarında ortaya çıkabilecek düzelmelere odaklanmak en uygun strateji olacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları

Bu krizin dibi nerede?

Dünyanın pasifi

Nasıl Gidiyoruz?

Nereye kadar?

Paradoks mu örtülü tutarlılık mı?

Faiz Tarafında Kafalar Karışık

Dış borçlar ne kadar büyük?

Olağan Kabuslar

Türkiye'nin Ayrışması

Çözümü Tasarlamak

Enflasyon Etkisi

Risk Yönetimi (Forward)

Riskler ön plana çıkınca kurlar yükseliyor

Hedge (Riske karşı korunmak) veya Unhedge (Korunmamak)

Dövizde kısa vadede satış fırsatı

İstatistikler 'dövizde volatilite artabilir' diyor

Tahvilde %15,90'ın altı sürpriz olur

  • Yasal Uyarı

    finanstrend.com, İstanbul Ticaret Odası'na kayıtlı olan Finanstrend İnternet Hizmetleri Ltd Şti tarafından hazırlanmaktadır. Veriler gecikmelidir. finanstrend.com verilerin sekansı, doğruluğu ve tamlığı konusunda herhangi bir garanti vermez. Veri yayınında oluşabilecek aksaklıklar, verinin ulaşmaması, gecikmesi, eksik ulasması, yanlış olması, veri yayın sistemindeki performansın düşmesi veya kesintili olması gibi hallerden oluşan herhangi bir zarardan finanstrend.com sorumlu değildir. BİST, verinin sekansı, doğruluğu ve tamlığı konusunda herhangi bir garanti vermez. Veri yayınında oluşabilecek aksaklıklar, verinin ulaşmaması, gecikmesi, eksik ulaşması, yanlış olması, veri yayın sistemindenki performansın düşmesi veya kesintili olması gibi hallerde Alıcı, Alt Alıcı ve/veya Kullanıcılarda oluşabilecek herhangi bir zarardan BİST sorumlu değildir. Finansal veriler Matriks araciligiyla saglanmaktadir. BİST verileri Matriks tarafından sağlanmaktadır ve 15 dakika gecikmelidir. BİST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST'ye ait olup, tekrar yayınlanamaz. Bu sayfada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

    BİST Uyarı