Bakalım gövdede çatlak oluşacak mı?

03.02.2008 08:44:40 SERTAN KARGIN finanstrend.com
SERTAN
KARGIN

Geçtiğimiz Ağustos ayında yayınladığımız raporda, Türkiye ekonomisinin makro temellerinin kuvvetli olduğunu fakat 2008´de küresel baskının altında kalabileceği yorumunu yapmıştık. Muhtemel bir (jeo)politik şok ve/veya küresel kredi piyasalarında bir çöküntünün Türkiye ekonomisini zayıf bir büyüme trendi içine sokabileceğinden bahsetmiştik. Bu öngörülerimizden birincisi gerçekleşmezken, ikincisi gündemdeki yerini aldı ve kredi, portföy ve dış ticaret kanallarıyla bu yılın büyüme momentumu üzerinde bir baskı oluşmaya başladı. Fakat, Türkiye ekonomisi güçlü bankacılık sektörü, rekabetçi piyasa ve iş ortamı, etkin kurumsal vergi sistemi, sağlam yabancı sermaye stoğu ve çok daha sağlıklı borç dinamikleri ile patlama-sönme döngüsü lanetini hali hazırda kırmış durumda. Bu yapısal başarıların en başında, mali baskınlığın azalması, özel sektör dinamizminin artması, verimlilik artışındaki güçlü seyrin devam etmesi gelmektedir. Bu sebeple mevcut risklere rağmen, Türkiye’nin bu yıl %4.0 - %4.5 seviyesindeki bir büyüme performasına ulaşılabileceği kanaatindeyiz.,

ABD piyasalarındaki kredi krizinin küresel güveni sekteye uğratmasından ötürü, bu yıl özel sektörün uluslararası sermaye piyasalarına erişim kapasitesi görece olarak daha zayıf olabilir. Küresel kredi krizi 2008 yılı ortalarına kadar çözüme kavuşmazsa Türkiye bu yıl 25 milyar dolarlık bir potansiyel arz eden doğrudan sermaye yatırımının ancak yarısını gerçekleştirebilir ve 2003-2006 yılları arasında yıllık ortalama 10 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen portföy girişlerinin sadece beşte birini alabilir. Bu sebeple 2007´de cari açığın %65´ini finanse eden borç doğurmayan sermaye girişlerinin bu yıl 42 milyar dolar olarak tahmin ettiğimiz cari işlemler açığının ancak %35-40´lık kısmını karşılayabilir. Küresel kredi sıkışıklığının özel sektörün yabancı sermaye piyasalarına erişimini sınırlayabileceği ihtimaline rağmen, Türkiye´nin 2008 yılında uzun vadeli borçlanma yoluyla net 15-16 milyar dolarlık ek bir kaynak elde etmesini tahmin ediyoruz. Bu rakam Ocak-Kasım 2007 döneminde elde edilen 26,9 milyar dolarlık kaynaktan önemli ölçüde daha az. Ancak, yine de kötü senaryoda bile bu yıl sağlam sermaye girişlerinin (borç doğurmayan sermaye girişi + uzun vadeli borçlanma) cari işlemler açığının %75-80´ini karşılamasını bekliyoruz ki 2007´de bu oran %138´di.

Cari işlemler açığının finansman kalitesinde bir zayıflama ihtimaline rağmen, YTL´nin gücü konusunda inancımızı sürdürüyoruz. Açık pozisyonların finans dışı özel kesimde 51 milyar dolar, bankacılık sektöründe ise (bilanço dışı türev işlemler hariç) 9 milyar dolar seviyesine ulaşmasına rağmen döviz piyasalarının global çalkantıya mukavamet gösterecek güçte olduğunu düşünüyoruz. Zira TCMB, bilançosunda 33 milyar dolar civarında döviz fazlası taşırken, yabancı para cinsi mevduatlar, hanehalkının 68 milyar dolar civarında döviz fazlasına (yabancı para cinsi mevduatlar – döviz cinsi ve dövize endeksli nakit krediler) sahip olduğunu göstermekte. Bu veriler, finans ve finans dışı şirket bilançolarında 2007 yılı sonu itibariyle 60 milyar dolara ulaşan ´´carry trade´´ pozisyonlarını fazlasıyla karşılamakta. Bankacılık sektörü hariç tutulduğunda ekonomimiz 41 milyar dolarlık döviz fazlası ile faaliyet gösteriyor. Bu sebeple yurtiçi finans sektörünün bu yıl daha zayıf bir dozla da olsa büyümeyi desteklemeye devam edeceğine inanıyoruz.

Baz senaryomuza göre YTL, kabul edilebilir bir dalgalanma aralığında, dolar karşısında muhtemelen gücünü korumaya devam edecek ve ortalama olarak % 6,5-7,0 civarında değer kazanacak. Ayrıca, YTL´nin güçlenmeye devam etmesi, dezenflasyon sürecinin sürmesi, yapısal reformların hayata geçirilmesi ve TCMB´nin faiz indirimlerine devam etmesine (bu yılın son dört ayında) bağlı olarak, ileriye dönük reel faiz oranlarının geçen yıl kaydedilen % 9,1 seviyesinden % 8,3 seviyesine gerilemesini bekliyoruz.

Sonuç olarak, Türkiye ekonomisinin küresel kriz ortamından etkilenmemesi mümkün değil, ancak ekonominin temeli artık sağlam zeminde. Ve bizler, şu anda, "bina yıkılır mı?" sorusuna değil, "gövdede çatlak(lar) oluşur mu?" sorusuna cevap arıyoruz. İş planlarını kriz üzerine değil, ihtiyatlı büyüme hedefine göre yapıyoruz.


SERTAN KARGIN
TEB Yatırım Ekonomisti


Bookmark and Share
DÖVİZ
 
SON
DEĞİŞİM %
SAAT
1,8468
0,22
12:13
2,3369
-0,03
12:13
2,309
1,01
12:13
2,894
0,49
12:13
1,937
0,57
12:13
2,0915
0,09
12:13
PARİTELER
 
SON
DEĞİŞİM %
SAAT
1,265
-0,24
12:13
1,5715
-0,30
12:13
0,9495
0,24
12:13
79,4145
-0,69
12:13
100,4585
-0,93
12:13
İMKB ENDEKSLERİ
 
SON
DEĞİŞİM %
SAAT
55972,07
-1,94
12:13
66745,14
-2,19
12:13
56327,3
-1,85
12:13
77504,13
-2,28
12:13
51514,71
-1,20
12:13
EMTİA
 
SON
DEĞİŞİM %
SAAT
1555,815
-0,74
12:13
27,725
-1,44
12:13
605,55
-0,32
12:13
1427,5
-0,83
12:13
619
-1,59
17:50
93,2604
-0,09
17:51
50860
-0,04
17:50
DÜNYA BORSALARI
ARSİVDE ARAMA
Aranacak Metin
Üyelerimizin dikkatine:
Spam filtreleri nedeniyle üyelik aktivasyonunda ve bülten alımında sorun yaşanabilmektedir. Böyle bir sorunla karşılaşırsanız lütfen iletisim@finanstrend.com adresine mail atınız. İlginize teşekkür ederiz.